Geçmiş Atölyeler
Ezequiel & Ayelen ile Jest ve Doğaçlama Fiziksel Tiyatro Atölyesi
4 Mayıs 2026
Clown ve fiziksel doğaçlama odağında, bedeni merkeze alan, katılımcıyı oyunun içine çeken bir atölye deneyimi.
Bu atölye; anda kalma pratiğini, oyun duygusunu ve bedensel farkındalığı keşfetmeye alan açar. Hareket, ritim ve etkileşim üzerinden katılımcılar; tepki verme becerilerini, zamanlama duyularını ve yaratıcı ifade kapasitelerini geliştirir.
Dinamik egzersizler, grup oyunları ve yönlendirilmiş doğaçlamalarla ilerleyen süreçte; spontanlık, bağ kurma ve hata yapmanın özgürleştirici gücü sahne üzerinde araştırılır. Atölye, katılımcıların bu keşifleri kısa performatif anlara dönüştürebileceği bir paylaşım alanıyla tamamlanır.
Erol Yılmaz ile Jonglörlük Atölyesi
4 Nisan 2026
Hani hep denemek istediğimiz ama insan içinde hiç cesaret edemediğimiz o "cool" jonglörlük var ya şimdi başlangıç seviyesinde bir atölye ile Cosa'da.
Yasin Yürekli ile Fiziksel Komedi ve Clown Atölyesi
1 - 2 Kasım 2025
Kendimizle, hatalarımızla ve “aptallıklarımızla” sahnede yeniden tanışmaya hazır mısınız?
Clown; korkuların, başarısızlıkların ve saklamaya çalıştığımız yanlarımızın özgürleştiği çağdaş bir performans biçimi.
Bu iki günlük atölyede; Jacques Lecoq pedagojisi ışığında bedenin sahnedeki olanaklarını keşfedecek,
“an’da olma”, “hareket ve komedi”, “başarısızlığı performansa dönüştürme” gibi başlıklar üzerinde çalışacağız.
Yasin Yürekli ile Fiziksel Komedi ve Clown Atölyesi
1 - 2 Kasım 2025
Kendimizle, hatalarımızla ve “aptallıklarımızla” sahnede yeniden tanışmaya hazır mısınız?
Clown; korkuların, başarısızlıkların ve saklamaya çalıştığımız yanlarımızın özgürleştiği çağdaş bir performans biçimi.
Bu iki günlük atölyede; Jacques Lecoq pedagojisi ışığında bedenin sahnedeki olanaklarını keşfedecek,
“an’da olma”, “hareket ve komedi”, “başarısızlığı performansa dönüştürme” gibi başlıklar üzerinde çalışacağız.
Güray Dinçol ile Anlatıda Fiziksel Olan Atölyesi
20 - 21 Eylül 2025
Bedenin, sesin ve oyunun hikâye anlatımındaki gücünü keşfetmeye davet ediyor. İki gün, toplam 12 saat sürecek bu yoğun atölyede Fiziksel Tiyatro’nun temel ilkelerinden yola çıkarak sözün ötesinde hareketin, sessizliğin ve oyunsu olanın nasıl bir anlatı aracına dönüştüğünü deneyimleyeceğiz.
Katılımcılar pratik çalışmalarla kendi özgün anlatılarını kurarken, bir yazar, yönetmen ve oyuncu olarak sahnede var olmanın yollarını arayacak.
Ümit Erlim ile Laban Oyunculuk Atölyesi
21 - 22 Haziran 2025
"Her performans bir anlamda karakterin yolculuğudur; karakterden, anlatılan hikayenin ve çevrenin koşulları içinde içsel değişimleri ve etkileri gerçekten yaşamasını bekleriz."
Aras Kösedağ ile Oyunculuk Atölyesi
19 - 20 Nisan 2025
“Düşünen oyuncu dinlemez, dinlemeyen oyuncu düşünür”
Bu atölyede, oyuncuların doğrudan dinleme ve dürtüsellik üzerinden sahneye yaklaşmalarını sağlamak için Sanford Meisner'in teknikleri çalışılacak. Atölyenin başlıca kazanımları arasında; kelimelerin alt metnini keşfederken, anın içinde canlı kalmak ve yaratıcı bir şekilde sahneye aktarmak yer alıyor.
Salih Usta ile Fiziksel Tiyatro Atölesi
22 - 23 Nisan 2025
"Bedenin, sesin, hareketin, metnin, ifadenin ve bu öğelerin yarattığı anlamın ne olduğuna dair araştırmalar içeren atölyemiz, oyuncular, dansçılar, müzisyenler, performansçılar gibi sahne sanatları alanında varolan veyahut sadece ses ve beden ilişkisini araştırmak isteyen herkese açık. Temel hareket, dans, nefes ve vokal üzerine ayrı ayrı yapılacak teknik çalışmaların yanı sıra, bu araçların birbirleri içinde, birbirlerine destek olmak için nasıl var oldukları ve olabileceklerine, olanaklarının sınırlarına dair araştırmalara yer verilecektir."
-Salih Usta
İlker Kılıçer ile Pantomim Atölyesi
3 Şubat 2025
"Sözün olmadığı, görünge dünyasının, metaforların,soyut ve somut olanın bedenle aktarımlandığı bir sanattır. Klasik Mim oyuncusu hikayesini dekor kullanmadan salt bedenle mimiklerle dışsallayandır.Kimi zaman bedende yarattığı uzamla mekanı tasvirler.Bedende yarattığı formlarla dekorun kendisi olur. Kimi zaman da bedenindeki ritm vurgularıyla müziğin kendisi olur. O yüzden şiirseldir.Etki alanı derindir. Bütün dillerin parçalandığı daha doğrusu Foucault'un söylemlerini dem alarak dilin hegemonik acıdan kelimelerle bireyi esir aldıgı iktidar zeminini sarsar. Dilin iktidarını yıkar.Anlamı ve eyleyişi ortaya koyar.Mim oyuncusu,hikayesini,hikayesindeki derdini seyirciye sessiz bir şölenle ulaştırır."
-İlker Kılıçer